|
GURBET ELLERİ
(Sözüm cemaatten dişarı)
Neyi var, neyi yok satarlar gelirler,
Arkasında gözü yaşlı eş, ana, çocuk
bırakırlar,
Yabancı ellerde rahat olacağını
sanarlar,
Gurbete gelip yaşadıktan sonra
anlarlar,
Ne zalim, ne acımasız olduğunu
gurbet ellerinin
Önce nede olsa biraz
yabancılık çekilir,
Bütün çevre değişik gelir insana,
Benzemez gurbet elleri, buram buram
kokan vatana,
Hasret kalır insan berrak yağmur
kokusuna,
Herşeye hasrettir insan gurbet
ellerinde
Para karşılığı evlenmek için kadın
ararlar,
Bu esnada bazı gariplerin paraları
alınıp, çarpılır,
Calışma müsaadesini alır eline,
Ve geçer herhangi bir işin başına,
Gece gündüz çocuklarının menfaati
için çalışır,
Bu arada hasret sancısı başlar
gönüllerde,
Anlar derinden duyulan hasreti
gurbet ellerinde....
O kadar emekten sonra yaklaşır izin
anı,
Alır verir izin telaşı
her yanı,
Yavaş yavaş
yaklaştıkça vatana,
Hızlanır insanın kalp
atışları,
Kapıkuleyi görünce
insan bambaşka olur,
Egilip öpesi gelir
hasret kaldıgı toprakları,
Göründüğü gibi
değildir gurbet elleri
Köydeki çobanlık
günlerini unuturlar,
Burnunu havaya
kaldırıp gezmeye başlarlar,
Havalarından geçilmez,
arabaya biner, gözlüğü takarlar,
Karşındakiler
tarafından ise yanlız kınanırlar,
Dört, beş hafta sonra izinleri biter
dönerler geri,
Maalesef silbaştan yeniden gurbet
ellerinde
.
Savas Ünal
|